( öncesini bilen bilir bilmeyende anlamaya çalışır :) birden bu kısmı yazmak geldi çünkü içimden)
Ve ağaç insan olduğunda Ozanın ayrılma vakti gelmişti. Kanatlarınıda fark edişi o gün oldu ve uçtu nereye gittiğini bilmeden. Uçtuğu yerden bir tohum filizlendi. Irmak ise köklerinden kurtulamadı Ozanı yakalamak için kopamadı yerinden, acıyla izledi onun gidişini. Bu onların sonları değil başlangıçlarıydı artık sadece Ozan yoktu "Ozan ve Irmak" vardı.
Ozan adasında yanlızlığın ve terkedilmişliğin siyahlığını yaşarken kırmızı güneşin doğmasını hep hayal etmişti. Güneşin gelişi ile uçtu . Kavramların karıştığı bu açıklınamaz yerde çok uzun vakit kaldığını fark etti. Ama en büyük uyanışı tek yoldaşı tek arkadaşı olan ağacın Irmak olduğunu öğrenince yaşadı. Yalnızlığa direnmek için yaslandığı konuştuğu bu koca karanlıkta hayatına renk katan tek şeyin o rengarenk ağacı Irmaktı...
Ozan uçuşunun sonuna varamadı oldukça uzun uçacaktı ta ki bir süretle karşılaşana kadar...
2 yorum:
mükemmel bir anlatım olmuş...
yalnız bu bir romandan falan alıntı mı(romandansa hangi roman) yoksa küçük çapta bir sanat eseri mi ortaya koymuşsun ?
ben yazdım küçük çapta sanat eseri oludu galiba =)
Yorum Gönder